2 saati geçen master class'ın ardından sahneden inen Gus Van Sant bu sefer salonun içinde öğrencilerin sorularını teker teker cevapladı. Fotoğraflar çekildi, kitapları, albümleri ya da DVD'leri imzalatıldı. Ardından Mithat Alam Film Merkezi'nde bir nevi Altyazı'yla söyleşi modunda ama çok daha relax bir muhabbete daldı. Aklımıza gelen herşeyi sorduk ve o da son derece ciddiye alıp çok hoş bir sohbet çıkardı. Sonra da acıktığı için 22.00 sularında Levent Namlı'ya gidildi ve orada da gece 12'ye kadar sohbet edildi.
Cannes'da yaşananlar, diğer yönetmenlerle ve sinemalarıyla ilgili görüşleri, filmlerindeki tercihler ve kamera arkası bilgileri vs. vs. deli gibi şanslı hissettiğim bir akşamdı. Ama herşeyden önce bağımsız olma ruhunun nasıl bir şey olduğunu gördüm. Gus Van Sant her şeyden ilham kapmayı beceren bu anlamda algıları son derece açık ve bunu da biçimsel arayışlarına mükemmel bir şekilde yediren birisi. O mütevazılığı ise her şeyi çok daha özel yapıyor.
No comments:
Post a Comment