Thursday, September 21, 2006

Yıllar Sonra... yine eskisi gibi...


Friends
'in yaratıcılarından David Crane (ilginçtir uzun bir zamandan beri Marta Kauffman'la birlikte çalışmadığı ilk projesi) ve Mad About You'nun yapımcılarından Jeffrey Klarik'in yarattığı yeni sitcom "The Class"ın ilk bölümü geçtiğimiz Pzt. CBS'te yayınlandı.


Stüdyoda, çoklu kamerayla seyirci önünde çekilen ve bol bol gülme efektleri eşliğinde sunulan klasik Amerikan sitcom'ları son zamanlarda oldukça zor zamanlar geçiriyor. 2000'ler belki de bu türün son büyük örnekleri olan Frasier, Friends ve Everybody Loves Raymond'ın da bittiği ve yerlerinin doldurulamadığı yıllar olacak. Zira şu anda Amerikan TV'lerindeki komedi anlayışının giderek stüdyo dışına çıkıp, tek kamera çalışılarak ve gülme efektlerinden de uzak durarak çekilen komediler olduğu bir gerçek. Bu bağlamda "Arrested Development", "My Name is Earl", "The Office" gibi daha pek çok örnek saymak mümkün.

Yine de klasik Amerikan sitcom'u da tam olarak ölmüş değil. Şu anda popülerliğinin üst noktasındaki "Two and a Half Men" en çok seyredilen diziler arasında. Bir türlü ısınamadığım "How I Met Your Mother" ise emin adımlarla ilerliyor. Ki bazı eleştirmenler bu dizinin bir sonraki "Cheers" olabileceğini de söylüyor.


Herneyse konumuza dönelim. İşte böyle bir ortamda "The Class" tabii ki büyük iddialarla başlayamadı. Ama gerçekten bu dizide umut var. 3. Sınıf'ta birlikte okumuş 8 kişinin hayatlarının tekrar kesişmesiyle ortaya çıkan olaylar daha ilk bölümde ciddi anlamda eğlendirmeye başladı. Tabii ki dizinin ekip açısından ciddi bir sorunu var. 8 kişi gerçekten çok fazla ve zamanla bir kısmının da eleneceğini hissediyorum ama ilk bölümde sağlanan dinamizm gayet hoştu. Karakterler çok iyi oluşturuldu. İlk bölümden üç potansiyel romantik ilişki oluşturuldu ve şimdiden favorim olan karakterler var.

Diziyi izlememdeki en büyük nedenlerden birisi daha önce "Joey"den tanıdığımız Andrea Anders'dı. Ama yeni favorilerimiz de var. Bayanlardan Lizzy Kaplan'ın oynadığı Kat en favori karakterim olabilir. Ayrıca Joan Cusack tarzı bir histeriyle donatılmış Lena karakterinin de altını çizmek gerek. Erkeklerden ise tercihimi baş karakterimiz Ethan yerine hala annesiyle yaşayıp TV karşısında oyun oynayan Duncan'dan yana kullanacağım.
"The Class" zaman zaman "Friends"i de hatırlatacak gibi... 20 küsür yaşlarında bir grup gencin hayatlarındaki çabalamalarını sözünü esirgemeyen bir mizahla izleyeceğiz gibi geliyor.

PS. Bu arada ilk bölümü sitcom'un en usta yönetmenlerinden James Burrows'un yönettiğini belirtelim ki bu dizinin arkasının da şimdilik sağlam olduğunun bir göstergersi.

Not: 4/5

No comments: